20 Eylül 2010 Pazartesi

Oğlum Kızım Hele Karım



Oğlum Kızım Hele Karım
G.Guareschi

Babamın aldığı kitaplardan biriydi, 80’li yıllarda okumuştum ve beni kahkahalarla güldürdüğünü hatırlıyorum. Sonra okuması için bir tanıdığa verildi ve mutat akıbete uğradı.

O kadar zihnimde yer etmiş ki ara ara eşime ve çocuklarıma kitaptan alıntılar (aklımda kaldığı kadarıyla) yapmaktaydım. Sanırım o kadar bahsetmişim ki eşim taa uzaklarda bir eski kitapçıda bulup net yoluyla alıp bana hediye etti.

Büyük özlemle kitabı hemen okudum. İlk okumamda “ Annem, Babam hele Ağabeyim” yaşlarındaydım, şimdi ise “Oğlum, Kızım hele Kocam” yaş ve konumundayım.

Fark ettim ki  aslında kitabın yarısından çoğu "karım"a ayrılmış da, benim anlattıklarım, hatırladıklarım hep "oğlum" ve "kızım"a aitmiş. Kahkahalarla gülemedim bu sefer. Kesinlikle değişmiş ve alınganlaşmışım ben. Nino’ya gücendim yazdıklarından dolayı, anlaşılan Margherita olmuşum da haberim yokmuş. SSCB bile dağıldı bu kitabı okuduğumdan bu yana ben değişmişim çok mu?

Evet çok! Bu kadar değişmemeliyim. Kahkahalarla gülebilmeliyim, en azından kendimi toparlayıp biraz daha gülümseyerek bakmalıyım hem çevreme hem de kendime.

5 yorum:

zeliha (umutsepeti) dedi ki...

:)) SSCB bile dağıldı,sen değişmişsin çok mu ? Bence alınganlık,farklı bir olay..hepimizin her dönem yaşadığı bir durum.Ve ben senin ruhunu çok seviyorum, pozitif ve duygu yüklü olduğunu düşünüyorum..Alınganlık yapabilirsin ama,o kadar değişmemelisin evet :) Hayat o kadar kısa ki sarkaç, inan ki alınganlıklarla heba etmeye değmez..
İnsan nasıl bakarsa öyle görüyor bence,şu yalan dünyaya çoğu zaman gülerek bakmak lazım..Uçurumun kenarında bile olsan,hayata gıcıklık olsun diye gülümseyeceksin diyorya birisi,aynen öyle işte..Gülümseyeceksin hep,ve zamanla o senin hayat felsefen olacak..Artık alınmayack kıvama geleceksin hiçbişeyden..Mutlu ve bol tebessümlü akşamlar güzel dost :)

Begonvilli Ev dedi ki...

Ne güzel anlatmışsınız. Yıllar geçtikçe yalnızca yaşımız ve fiziksel özelliklerimiz değişmiyor. Duygusal yapımız, yaşama bakışımız ve durumları algılayışımız da değişiyor. Bu doğanın yasası. Yine de kendimize bir bakıp gereksiz yıpranmalara neden oluyor muyuz diye değerlendirmemiz gerekiyor. Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den.

sarkaç dedi ki...

Haklısın Zeliha'cığım, hayat alınganlıklarla heba edilmeyecek kadar değerli. Senin motive eden cümlelerini okuduktan sonra daha da içten gülümseyeceğim.

Sevgili Begonvilli Ev, bu değerlendirmeyi yapmam gerçekten önemli yoksa bir bakmışım hayatı ıskalamak dedikleri şey benim için de geçerli oluvermiş.

Mine Tozanlıoğlu dedi ki...

:) canım sıkılınca buraya da uğrayıp sarkaç neler okumuş diye bakmak hoşuma gidiyor ilk defa duyduğum gördüğüm bir kitap ... anne olunca o kadar uğraşınca ya da eş olunca haliyle biraz alıngan olmak normal her ne kadar neden bahsedildiğini bilmesem de kardeş olarak alıngan olduğum dönemler oluyor fena halde insan onca şey kotarınca azıcık da takdir edilmek istiyor değil mi ama :)

sarkaç dedi ki...

Bu ara ben de okuma tembelliyim:( Elimdeki kitabı bitiremedim bir türlü, yarıda bırakmaya da gönlüm razı olmuyor ama koca yazı böyle geçirmektense bırakıp yeni bir kitaba başlamak en iyisi.

Bu kitap oldukça eski Mine'cim. Bir zamanlar yazarı SSCB ve ideolojisine espirili dille yaklaşan Don Camillo'nun yazarından.
Aile ilişkilerine de espirili bir dille yaklaşıyor ama erkek işte. Erkek bakış açısından aile-evlilik mizahı diyelim. Sanırım ben de alıngan olduğum bir dönemde okudum. Bugün yine okusam belki o günkü kadar alınmam. Haklısın her dönemde takdir edilmek isteniyor:)

Related Posts with Thumbnails